FEDERATION Of EUROPEAN CIRCASSIANS
 İngilizce..   
Bize ulaşın... EUROXASE'yi favorilerime ekle...
   
FEDERATION Of EUROPEAN CIRCASSIANS
ANA SAYFA
Güncel Haberler
Etkinlikler
Basın açıklamaları
Yazarlarımız
F.E.C. hakkında
F.E.C. faaliyet
  Bayrak Kampanyası
Çerkes'ler kimdir ?
Avrupa Birliği
Kafkasya hakkında
Abhazya
Adığey
Çeçenya
Dağıstan
Kabardey-Balkar
Karaçay-Çerkes
Osetya
ÜYE GİRİŞİ
Şiirler
Video'lar
Resim'ler
Linkler
09 Ekim 2006
15 Ekim 2007
06 Ekim 2008
05 Ekim 2009

OYLAMA

Have Abkhazia and South Ossetia the right to independence?
FEDERATION Of EUROPEAN CIRCASSIANS
TIKLAYIN...

Son Haberler

İRTİBAT

İrtibat / Bize ulaşın

AVRUPALI CERKESLER FEDERASYONU AVRUPA PARLAMENTOSU ETKINLIGI SONUC BILDIRGESI

 

AVRUPALI ÇERKESLER FEDERASYONU : Federasyonumuzun, Avrupa Parlamentosu Parlamenterlerinden sn. Ska KELLER' in (MEP) destek ve katkilariyla, Avrupa Parlamentosunda düzenlemis oldugu 4. Cerkes günü etkinligi Avrupanin ve Dünyanin degisik ülke ve yörelerinden gelen katilimcilarin istiraklariyle, 05.Ekim. 2009 Tarihinde gerceklestirilmistir.

Toplanti iki ana bölüm olarak gerceklestirilmis, birinci bölümde Prof.Dr. Sevda ALANKUS, Dr. Mitat CELIKPALA ve Zeynel BESLENEY,, ikinci bölümde ise Tobias KNOLL, Ruslan ACHUMIZ, Valery KHATAZHUKO ve Prof. Erol TAYMAZ konusmaci olarak katilimcilara alanlarina giren konulara iliskin bilgiler sunmuslardir.

Toplantinin acilis konusmasini yapan Federasyon genel baskani sn. Admiral DASDEMIR'in yaptigi acilis konusmasinin ardindan söz alan, EU parlamenteri Ska KELLER (MEP), Cerkeslerin bu ve benzeri cercevede düzenleyecekleri tüm etkinliklere, bugüne kadar oldugu gibi, bundan sonrada destek vermeye devam edeceklerini belirtti.

Acilis konusmalarinin ardindan söz alan Ankara TOBB Üniversitesi ögretim görevlilerinden sn. Dr. Mithat CELIKPALA; Türkiye Diasporasini degerlendiren bir sunum yapti.

Birlesmis milletlerde temsil edilen Ulus devletlerin sayisi günümüzde 200 civarinda olup, bunun en az iki katindan fazlasinin ise , kendi bagimsiz devletini kurma noktasinda talep olusturmakta ve bu durum siyaseten önem kazanmaktadir.

Türkiyedeki Cerkes diasporasi veya Kuzey Kafkas diasporasi, dünyanin en büyük diasporalarindan birisidir.
Ancak bu diasporanin örgütlenme ve faaliyetleri, konunun uzmani olan ilgililerin disinda pek fazla bilinmemektedir.

Türkiyede yasayan tüm Kafkasyalilara ( Adige-Abhaz-Cecen-Ingus-Oset ) genel olarak CERKES denilmektedir. Ülke genelindeki sayisal tahminler 7 milyona kadar yapilmakta isede ortalama 3 milyonun üzerinde oldugunu söylemek yaniltici olmayacaktir.

Cerkes'ler Osmanlida ilk kez 1908 yilinda ( Cerkes ittihad-i terakki ve Teavün Cemiyeti) adi altinda örgütlenmisler, yeni devletin kurulmasina, Askeri nitelikleri ve sadakatlerini ön plana cikararak, önemli katki ve destek saglamislardir.
1923-1950 yillari arasinda siyasi baskilar nedeniyle suskun kalan Cerkes'ler, ikinci dünya savasindan sonra, 1946'da Avrupadan gelen göcmenlerinde katkilariyla ( Dosteli yardimlasma dernegini, 1953 yilindada Kafkas kültür dernegini) kurdular. 1954 te Azeriler ve Türk göcmenlerle birlikte ( Türk göcmenler ve mülteciler Federasyonunu ) kurdular.

1970 li yillarda diasporada gelisen iliskiler ve ve anavatana yakinlasma istegi sonucu " anavatana dönüs" gibi fikirler olustu.

1980 ihtilaliyle birlikte tüm derneklerin kapatilmasi yada faaliyetlerinin minimize olmasi zorunlu hale geldi, 80 lerin ikinci yarisina kadar süren bu durum, 90 larda sovyetlerin dagilmasiyla birlikte dahada güclenerek, anavatanlarinda katkilariyla güclü bir lobi kurulusuna dönüstüler. Türkiye diasporasi Gürcü-Abhaz ve Rus-Cecen savaslari süreclerinde, Türkiyedeki siyasi otorite üzerinde baski olusturmaya calismis ve kismende olsa basarili olmustur.

AB sürecinde diasporanin rolünün sadece Kafkaya ve Rusya ile sinirli kalmayacagi, Türkiyenin genel politikasini etkileme noktasina ulasacagini degerlendirmek olanaklidir.

Ikinci olarak söz alan Izmir EKONOMI ÜNIVERSITESI ögretim görevlilerinden sn. Prof Dr. Sevda ALANKUS ise Kafkasya aciklamasi ve Kuzey Kafkasya halklari basligi ile sundugu bölümde, Kuzey Kafkasyalilarin Ortadogu bölgesine yerlesmelerini/ yerlestirilmelerini degerlendirmistir. Bölgeye yaklasik 170.000 civarinda Kuzey kafkasyalinin yerlestiklerini belirten ALANKUS, yerlesimcilerin ÜRDÜN- SURIYE- ve ISRAIL'e yerlestirildiklerini. az miktarda MISIR'a yerlesenlerin ise, bölgeyi özümseyip, kendilerini yerlesik halk olarak tanimladiklarini belirtmistir.

Cerkeslerin 1930 lu yillarda, özellikle Fransizlardan kendilerine yeni bir Vatan olusturulmasini talep ettiklerini, ancak bu talebin FRANSA tarafindan reddedildigi belirterek, SURIYE'de yasayan 50.000 civarindaki Cerkesin, büyük cogunlugu Asker veya Bürokrat olarak calismaktalar, birkac gazeteyle kendi kültürlerini yasatmaya calisan Cerkeslerin, kendilerini ifade etmede yasal olarak baski altinda olduklarini, özgür olmadiklarini belirtmistir.

ÜRDÜN bölgesine yerlestirilen Cerkeslerin 1887-1905 yillari arasinda, Medine demiryolunun korunmasi amaciyla kullanildiklarini, bu amacla cok sayida Cerkes karakol yerleskelerinin olusturuldugunu belirten ALANKUS, en kalabalaik CERKES grubunun yasadigi ÜRDÜN'de, Cerkeslerin kendini ifade etmelerinde özgür oldugu tesbitini aktardi.
Son olarak, bölgede yapilan bilimsel arastirmalardan örnekler veren ALANKUS, yerlesim yerlerinin ve yasam kosullarinin modernlesmesiyle birlikte, "geleneksel baglarin zayifladigi" gerceginin ortaya ciktigini belirtti.

Birinci bölümün ücüncü konusmacisi olan Zeynel BESLENEY ise, Avrupadaki CERKES diasporasi konusunu degerlendirmistir.

Avrupadaki ilk resmi örgütlenmenin 1968 yilinda, Almanyanin MÜNIH kentinde kurulan bir Dernekle basladigini belirten BESLENEY, yaklasik 50.000 civarinda CERKES'in Avrupada yasadigi önbilgisine sahip olduklarini, Avrupa Diasporasinin en önemli sorunlarindan birisinin, üc ( 3 ) farkli KÜLTÜR' le karsi karsiya olmalari oldugunu, bunun dogal sonucu olarakta, Hakim kültürün etkisinde kaldiklarini belirtti.

Etkinligin ikinci bölümünde ilk konusmaci olan Alman asilli Mühendis Tobias KNOLL, kendisinin KABARDINO IRK'i Atlara özel bir meraki oldugunu, ve uzun zamandir, bu AT cinsinin varligini devam ettirebilmesi yolunda faaliyet gösteren bir yapilanmanin yöneticisi oldugunu belirterek, CERKES'ler kendilerini Avrupa ve Avrupaliya, Orijini kendilerine ait KABARDINO Atlarini, daha fazla prazente ederek saglayabilirler, kisaca taninabilmenin yollarindan biriside budur, diyerek, tüm Cerkesleri, olusumlarina ilgi göstermeye ve katki vermeye davet etti.

Kabardey-Balkar insan haklari örgütünden Valery KHATAZUKOV konusmasina, "sizler CERKES'ligin üst tabakasini temsil ediyorsunuz, ancak cogunlugunuz kendi Anadilinizi bilmiyorsunuz", hal böyle oluncada kendi kimliginizi korumaniz imkansiz hale geliyor. Hizla bu duruma bir cözüm üretmeniz gerekmektedir, aksi durumda kendi kültürlerinizi korumaniz olanaksizdir.
Diger taraftan Anavatan'a dönmek icin müracaat eden insanlarin neredeyse % 90 dan fazla bir bölümü Rusya tarafindan engellenmistir. Bu yalin gercege karsin Rus'lar hala ""kendileri göctüler- Sürgün edilmediler gibi " ASILSIZ " söylemlerle propaganda yapmaya devam etmektedirler.
Avrupalilarin Kafkasyaya bakisini özetlemek icin kullanilabilecek sadece üc sözcük oldugunu degerlendiriyoruz.

Bunlar,BILINCSIZLIK- HABERSIZLIK ve VURDUMDUYMAZLIK' tir.

Sirinovski, Kafkas halklarini Abhazya- Karacay ve Iran'a sürgün ederek, " Kafkasya sorununu " cözeceklerini, acikca ifade etmektedir. Bu acik bir FASIZM'dir, ve bizim bunu kabul etmemiz olanaksizdir.

Bizim bu asamada sorunlarin cözümü icin belirledigimiz taleplerimiz vardir, bunlar:
- ADIGE dili, RESMI DEVLET DILI olarak kabul edilmelidir,
- Suikastler ve insan kacirmalar sona ermelidir,
- Dönüs yapmak isteyenlerden, " RUSCA bilme mecburiyeti" getiren uygulama kaldirilmalidir.

Bu etkinlikleri düzenleyerek, bizlerin sesinin Avrupalilar tarafindan duyulmasinin saglanmasi cok önemsedigimiz ve takdire sayan bir calismadir, ancak bu gelismelerin RF yöneticilerinin hosuna gitmeyeceginide düsünüyorum.. Bizlerin basarili olabilmemizin en önemli kosulu " Dünya CERKES'lerinin, bir araya gelmeleri ve koordinasyon icerisinde calismalaridir"".

NART adli organizasyon ile isbirligi icerisinde, " Kücük captaki etnik gruplar " üzerine calismalar yapmakta olan Ruslan ACHUMIZ ise konusmasinda, CERKES'lerin önemli bir dezenfarmasyon altinda olduklarini ve yönetim tarafindan hazirlanan planli aktivitelerle, ADIGE halkinin BARBAR ve uyumsuz oldugu propagandasiyla birlikte, olasi basarisizlik ve menfi gelismelerin sorumlularida Adigelerdir, seklinde imaj calismalari yapildigini, kendilerine gelen son istihbaratta, bu amacla 125.000 Rublelik bir tahsisatla, " "ADIGELERIN BARBAR OLDUKLARINI" anlatan , propaganda amacli, bir dizi Film calismasi yapildigini ögrendiklerini belirtti.

Konusmasini, dilegimiz odur ki, bu toplantinin sonrasinda, halklarimizin aleyhinde yapilan bu tür yalan ve carpitici calismalar kinansin. Hakkimizda yaratilmak istenilen yanlis imaj calismalarina karsi koyalim.

Etkinligin ikinci bölümünde yer alan, ORTADOGU TEKNIK ÜNIVERSITESI ögretim görevlilerinden, Prof. Dr. Erol TAYMAZ, Abhazya üzerine hazirladigi sunumunu konuklarla paylasti.

Abhazya Cumhuriyetine gelinen süreci kisaca degerlendiren sn. TAYMAZ, 1928-1931 yillri arasinda ABHAZYA bagimsiz bir cumhuriyetti. SSCB' nin 1989 yilinda dagilmasindan sonra Gürcistan FASIST emellerle Abhazya'ya saldirdi ve bütün mücadele stratejisinide, " ABHAZ halkini yoketmek" üzerine kurdu. Bu degerlendirmemizin en önemli kanitlarindan birisi, Georgi Kharakasvili'nin, " 97 bin ABHAZ' i yoketmek icin, yüzbin Gürcü'yü feda etmeyi göze aldik " seklindeki TV aciklamasidir.

Gürcü saldirilarinin hedeflerinin basinda gelen, Ülkedeki tüm Kütüphane ve Kitapliklarin yakilmasi olgusuda, Gürcü'lerin temel hedeflerinin tüm ABHAZ halkiyla birlikte, kültürel degerlerinin ve onlari yarinlara tasiyacak materyallerin yokedilmek istenmeside, esasen ABHAZYA ve ABHAZ halkinin nasil bir tehdide maruz kaldiginin en önemli göstergelerinden birisi olarak degerlendirilmelidir. Gürcü saldirilari sirasinda en önemli Kütüphanelerle birlikte ve yüzbinlerce kitap, GÜRCÜLER tarafindan, "Yakilarak imha edilmistir".

Amaclarini silah zoruyla gerceklestiremeyen Gürcistan, bu defada baska metotlar uygulayarak, isgalci emellerini sürdürmeye devam etti, bu baglamda;
- Saldirmazlik anlasmasi imzalmaya yanasmadi ve imzalamadi,
- ABHAZYA'yi Ekonomik olarak baski altina alarak "Tecrit etme " calismalari yapti ve yapmakta,
- KODOR Vadisinde kendisine yakin hainlerden olusan, "Uydu " bir Hükümet kurdurdu.
Seklinde aciklamalariyla katilimcilari ABHAZYA özelinde bilgilendirdi.

Toplantiya Almanyanin NRW bölgesinden katilan Yunan grubu sözcüsü Georgios KARATHANOS, ABHAZYA delegasyonunu etkinlikte göremediklerini ve bu nedenle üzüldüklerini belirterek, getirdikleri armaganlari," Yasasin bagimsiz ABHAZYA, yasasin halklarimizin dayanismasi ve kardesligi " sloganlari esliginde, Federasyon Baskan yardimcisi sn. Yasar ASLANKAYA'ya teslim ettiler.

Italyan toplulugunu temsilen etkinlikte bulunan, Mighele Mario de LUCA, kafkasyali kardeslerimizle birarada olmaktan cok mutluyuz, bu türden etkinlikler bizleri dahada yakinlastiriyor. Biz ABHAZYA'nin 16. bagimsizlik yilini ictenlikle kutluyoruz, dedikten sonra; Arkadaslariyla birlikte yanlarinda getirdikleri " Her zaman ve her yerde ABHAZYA'nin yanindayiz" solagani yazan bir pankarti actilar.

Etkinlik, FEDERASYON Baskani sn. Admiral DASDEMIR tarafindan yapilan Tesekkür ve kapanis konusmasiyla sona erdi.


AVRUPALI CERKESLER FEDERASYONU

460 görüntüleme - 14/10/2009

Bu haber admin tarafindan yazilmistir.

Bir önceki sayfa | Yukari dön
FEDERATION Of EUROPEAN CIRCASSIANS